Ana Menü

Kayıt ol

Online Ziyaretçiler

Şu anda 101 konuk çevrimiçi

GTranslate

English French German Italian Portuguese Russian Spanish
Kâne ve Kardeşleri - Benzerleri كَانَ وَأَخَوَاتُهَا PDF Yazdır e-Posta
Super admin tarafından yazıldı.   
KÂNE VE BENZERLERİ

Kâne ve benzerleri şu fiillerden oluşmaktadır:

كَانَ، صَارَ، أَصْبَحَ، أَضْحَى، أمْسَى، ظَلَّ، باتَ، لَيْسَ، مازَالَ، مَا بَرِحَ، ما فَتِئَ، ما انفَكَّ، مادَامَ.

Kâne ve benzerlerinin iki türlü kullanımları söz konusudur:


a. Tam fiil olarak, 

b. Nâkıs fiil olarak:


a. Tam Fiil Olarak Kullanılmaları: Eğer “kâne ve benzerleri”nin anlamları

habere ihtiyaç duyulmaksızın fâilleri ile tamam olursa bu durumda tam fiil

kabul edilirler. Tam fiiller iş-oluş (hades) ve zamana delâlet ederler. Kâne ve

benzerlerinden olan ( مادام، مابَرِحَ، باتَ، ظَلّ، أمْسَى، أضْحَى، أصْبَحَ، صَارَ، كاَنَ ) fiilleri tam

fiil olarak da görev yaparlar. Ancak ( ما فَتِئَ، مازَالَ، لَيْسَ ) fiilleri tam fiil olmaz,

daima nâkıs fiil olurlar. Kâne ve benzerleri tam fiil oldukları zaman anlamları

nâkıs fiil olarak kullanıldıklarındaki anlamlarından farklı olur ve şu anlamları

ifade ederler:


(Bulundu, meydana geldi) . كانَ: وُجِدَ، حَصَلَ

(Döndü, bir halden başka hâle geçti) . صارَ: رَجَعَ ، انتقل من حال إلى آخرَ

(Sabah vaktine erişti, sabahladı) . أصْبَحَ: دخَلَ في الصباحِ

(Kuşluk vaktine girdi, kuşluğa erişti) . أضْحَى:دَخَلَ في الضُّحى

(Akşam vaktine girdi, akşamladı) . أمْسَى:دَخَلَ في المسَاءِ

(Kaldı, sürdürdü, devam etti) . ظَلَّ: بَقِيَ، دامَ، اسْتَمَرّ

(Geceledi, geceye girdi) . بَاتَ:دخَلَ في الليلِ

(Kaldı, sürdü) . دَامَ: بَقِيَ، استَمَرّ

(Çözüldü, ayrıldı, bitti) . انْفَكَّ: انْحَلّ، انْفَصَلَ وانْتَهَى

(Gitti, ayrıldı) . بَرِحَ: ذَهَبَ وفارَقَ


Bu fiillerin tam fiil olarak kullanılmaları ile ilgili aşağıdaki örnekleri

inceleyiniz:

قال النَّبِيُّ عليه السلامُ: اللَّهم بكَ أصْبَحْنَا وبكَ أمْسَيْنَا وبكَ نَحْيَا وبكَ نَمُوتُ وإليكَ الْمَصيرُ.

(Hz. Peygamber (s.a.) şöyle buyurmuştur: Allahım, senin sayende

sabahlıyor, senin sayende akşamlıyor, senin sayende diriliyor, senin sayende

ölüyoruz, dönüşümüz sanadır.)

Hz. Peygamber’in bu duasında geçen ( أصْبَحْنا،أمْسَيْنا ) fiilleri tam fiil

anlamında iş-oluşa ve zamana delâlet etmiştir. Şu örneklerde de kâne ve

benzerleri tam fiil olarak kullanılmışlardır:

(Kuşlar yuvalarına sığınır ve geceyi geçirir.) . تأوِي الطيورُ إلى أعْشَاشِهَا فَتَبِيتُ

Bu cümlede geçen ( تَبِيتُ ) fiili “kâne ve benzerleri”nden olup tam fiildir,

fâili ile anlamı tamam olmuştur.

وهَكَذا كانَتْ أيامُنا، إذا أصْبَحْنَا لم نَتَوَقَّعْ أن نُضْحِيَ، وإذا أضْحَيْنَا لم نَتَوَقَّعْ أن نمُْسِي، ولكنَّ اللهَ كانَ لطيفًا

بِنَا .

(Günlerimiz işte bu şekilde geçti, sabahladığımız zaman kuşluk vaktine

ulaşmayı ummuyorduk, kuşluk vaktine eriştiğimiz zaman akşama ereceğimizi

ummuyorduk, ancak Allah bize karşı lütufkârdı.) Bu cümlede geçen( كانَتْ

أيّامُنا ) fiil ve fâilden oluşmuş “günlerimiz geçti” anlamındadır. Aynı şekilde

أصْبَحْنَا, نُضْحِيَ, أضْحَيْنَا, نُمْسِي fiilleri fâilleri ile birlikte gelmiş ve fâilleri ile

anlamları tamam olmuştur, iş-oluşa ve zamana delâlet etmişlerdir.

(Akşama her eriştiğimde kendimi hesaba çekerim.). كُلَّما أمْسَيتُ حاسَبْتُ نَفْسِي

Bu cümlede yer alan أمسيتُ fiili “kâne ve benzerleri”ndendir, tam fiildir,

fâille anlamı tamam olmuştur.


b. Nâkıs Fiil Olarak Kullanılmaları: “Kâne ve benzerleri” isim cümlesinin

başına geldikleri zaman nâkıs fiil kabul edilmektedir. Çünkü bunlar yukarıda

da belirttiğimiz gibi bu durumda iş-oluşa delâlet etmezler; isimleri

(merfu‘ları) ile anlamları tamam olmadığı için habere ihtiyaç duyarlar. Bu

durumda isim cümlesinin yapısını da değiştirirler. Mübtedayı kendilerine

isim olarak alır ref‘ eder, haberi de kendilerine haber olarak alır nasbederler.

الزِّحامُ شَدِيدٌ) ) “Kalabalık çoktur” anlamındaki cümle mübteda konumunda olan

الزِّحامُ) ) ve haber olan ( شَدِيدٌ ) kelimelerinden oluşmuş bir isim cümlesidir. Bu

cümlenin başına nâkıs fiillerden olan ( كانَ ) getirildiği zaman ( (كانَ الزِّحامُ شَدِيدا

şeklinde irâb ve anlam yönünden değişikliğe uğramaktadır. Mübteda olan

الزِّحامُ) ) kelimesi ( كانَ ) fiilinin ismi olarak zamme ile merfu‘ olmakta, haber

konumunda olan ( شَدِيداً ) kelimesi ise bu fiilin haberine dönüşerek mansûb

olmaktadır. Anlamı ise “Kalabalık çoktu” şekline dönüşmektedir. Aşağıdaki

isim cümlelerini ve başlarına “kâne ve benzerleri” geldikten sonraki

durumlarını inceleyiniz:


(Sıcak şiddetli idi.) . كانَ الحَرُّ شَدِيداً - (Sıcak şiddetlidir.) . 1. الحَرُّ شَدِيدٌ

(Meyve olgunlaştı.) . صَارَ الثَّمَرُ نَاضِجاً -(Meyve olgundur.) . 2. الثَّمَرُ نَاضِجٌ

(Işık parıldadı.) . ظَلَّ النُّورُ ساطِعاً -(Işık parıldar.) . 3. النُّورُ سَاطِعٌ

-(Gökyüzü bulutsuzdur.) . 4. السَّماءُ صافِيَةٌ

(Gökyüzü bulutsuz oldu.) . أصْبَحَ السَّماءُ صافِيَةً

(Ali hasta oldu.) . أضْحَى علِيٌّ مَرِيضاً -(Ali hastadır.) . 5. عَلِيٌّ مَرِيضٌ

-(Rüzgârlar şiddetlidir.) . 6. الرِّياحُ شَدِيدَةٌ

(Rüzgârlar şiddetli değildir.) . لَيْسَتْ الرِّياحُ شَدِيدَةً

(Hasta acı çekti.) . باتَ المرَِيضُ مُتَألِّماً -(Hasta acı çekiyor.) . 7. المرَِيضُ مُتَألِّمٌ

(İşçi yorgun oldu.) . أمسَى العامِلُ مُتْعَبَاً -(İşçi yorgundur.) . 8. العامِلُ مُتْعَبٌ


Aşağıdaki cümleleri başlarına parantez içinde verilen “kâne ve benzerleri”ni

getirerek tekrar yazınız, “kâne ve benzerleri”nin isim ve haberlerini gösteriniz.

1. فاطِمَةُ امرأةٌ نَشِيطَةٌ. (كانَ)

2. الطلابُ نائِمُونَ. (باتَ)

3. الْمُهَنْدِساَتُ ذاهِباَتٌ إلى أعْمالِهِنَّ. (أصبَح)

4. الطُّرُقُ مُمْتَلِئَةٌ بِالسَّيّارَاتِ. (أمْسَى)

5. الضَّيْفان جاهِزانِ لِلْخُروجِ. (ظَلَّ)


Kâne ve Benzerlerinin İsimlerine Uyumu

Kâne ve benzerleri, diğer fiillerin fâillerine olan uyumları gibi müzekkerlik

ve müenneslik yönünden isimlerine uyum gösterirler. Meselâ ( الوردُ في الحَدِيقةِ

مُتَفَتِّحٌ ) “Bahçedeki çiçek açmıştır” anlamındaki bu isim cümlesinin başına

أضْحَى) ) yı getirdiğimiz zaman cümlede mübteda konumunda yer alan ( (الوَرْدُ

kelimesi ( أضْحَى ) fiilini ismi haline gelmektedir. Kelime müzekker olduğu için

أضْحَى) ) fiili de ona uyarak müzekker siygasında gelmektedir: .( أضحى الوَرْدُ في

(الحَدِيقةِ مُتَفَتِّحاً

الفاكِهَةُ ناضِجَةٌ) ) isim cümlesinin başına ( صَارَ ) fiilini getirdiğimiz zaman bu

fiilin ismi konumuna geçen ( الفاكِهَةُ ) müennes olduğu için ( صَارَ ) fiili de

müennes olarak gelir ve cümle şu şekle dönüşür:.( (صارَت الفاكِهَةُ ناضِجَةً

Fiil-fâil uyumunda olduğu gibi, kâne ve benzerleri de isimleri müfredtesniye

veya cemî gelse bile sürekli olarak müfred müzekker veya müfred

müennes olarak gelirlerler. Meselâ ( الحارسانِ مُسْتَيْقِظَانِ ) isim cümlesinde

mübteda ve haber birbirlerine uyumlu olarak tesniye müzekker (ikil eril)

hallerinde gelmiştir. Bu cümlenin başına( أصْبَحَ ) fiilini getirdiğimiz zaman

ismi konumuna geçen mübteda tesniye olmasına rağmen fiil müfred

müzekker olarak gelir, cümle şu şekle dönüşür: ( أصْبَحَ الحارسان مُسْتَيْقِظَيْنِ ). Aynı

şekilde ( الممَُرِّضاتُ واقِفاتٌ أمامَ المسُْتَشْفي ) “Hemşireler hastanenin önünde

duruyorlar” anlamındaki isim cümlesinin başına ( أمسَى ) fiilini getirdiğimiz

zaman mübteda ve haber cem-i müennes kelimelerden oluşmasına rağmen

fiil tekil gelir, sadece isminin müennes olması sebebiyle müennes olur: ( أمسَتْ

(الممَُرِّضاتُ واقِفَاتٍ أمامَ المسُْتَشْفَى


Aşağıda isim cümleleri verilmiştir. Bu isim cümlelerini parantez içindeki kâne

ve benzerlerini kullanarak tekrar yazınız, fiillerin müzekkerlik-müenneslik ve

müfred-tesniye-cemi olma yönüne dikkat ediniz.


1. المسََاجِدُ أماكِنُ التَّعْلِيم. (ما زالَ)

2. المدَرِّساتُ مُتَّجِهاتٌ إلى مَدَارِسِهِنّ. (يُصْبِحُ)

3. لَنْ أخْرُجَ مِنْ البَيْتِ ................ الحرارَةُ شَدِيدَةً. (ما دامَ)

4. الضَيْفانِ جالسانِ في قاعَةِ الاسْتِقْبَالِ. (ظَلَّ)

5. الأبْناءُ رِجالٌ يَخْدُمُون الوَطَنَ. (صارَ)


Kâne ve Benzerlerinin Zaman ve Şahıslara Göre Çekimleri

Kâne ve benzerleri çekim yönünden üç gruba ayrılmaktadırlar:

1. Tam çekimli (mâzî-muzarî-emir kipleri) olanlar (Tam mutasarrıf):

(كان، وأصبح، وأمسى، وأضحى، وظل، وبات، وصار)

(İdi, oldu, olur). كَان-يَكُونُ-كُنْ

(Allah için kullanıldığında sonsuzluğa delalet eder)

(Olmak anlamındadır.) . أصْبَحَ-يُصْبِحُ-أصْبِحْ

(Olmak anlamındadır.) . أمسَى-يُمْسِي-أمسِ

(Olmak anlamındadır.) . أضْحَى-يُضْحِي-أضحِ

(Olmak, devam etmek, sürmek anlamındadır.) . ظَلَّ-يَظَلُّ-ظَلَّ

(Olmak anlamındadır.) . باتَ-يَبِيتُ-بِتْ

(Olmak, dönüşmek anlamındadır.) . صارَ-يَصِيرُ-صِرْ

كانَ) ) fiilinin dışındaki tam çekimli (mutasarrıf) fiiller ( ، بَاتَ، ظَلَّ، أضْحَى

أمسَى، أصْبَحَ، صَارَ ) nâkıs fiil oldukları zaman tümü ( صارَ ) anlamını taşır, durum

değişikliği, oluş ve dönüşüm anlamlarını ifade ederler. Bu fiillerin mâzîmuzâri

ve emir kiplerine göre cümle içindeki kullanımlarına ve anlamlarına

dikkat ediniz:


(Ağacın meyveleri olgundur.) . 1. ثِمَارُ الشجرةِ ناضِجَةٌ

(Ağacın meyveleri olgun olur.) . يَكُونُ ثِمارُ الشجرةِ ناضِجَةً

(Sen çalışkan bir hocasın.) . 2. أنتَ مُدَرِّسٌ مُجْتَهِدٌ

(Çalışkan bir hoca ol.) . كُنْ مُدَرِّساً مُجْتَهِداً

(İlkbaharda hava mutedildir.) . 3. الطَّقسُ في الربِيعِ مُعْتَدِلٌ

(İlkbaharda hava mutedil olur.) . يَصِيرُ الطّقْسُ في الرّبِيع مُعْتَدِلاً

(Yağmur sağanak halindedir.) . 4. المطََرُ غَزِيرٌ

(Yağmur hala sağanak olarak yağıyor.) . يَظلَّ المطرُ غزيراً

(Hava güneşlidir.) . 5. الجَوُّ مُشْمِسٌ

(Hava güneşliydi yağmurlu oldu.) . كانَ الجَوُّ مُشْمِساً صارَ مُمْطِراً


Kâne ve benzerlerinin başlarına diğer fiillerde olduğu gibi bazı edatlar

gelebilmektedir. Mâzî fiilin başına gelince kesinlik, mûzarî fiilin başına

gelince ihtimal ifade eden ( قَدْ ) edatı, gelecek anlamı ifade eden ve muzârî

fiillerin başına gelen ( س، سَوْفَ ) edatları; nefî ve nehiy anlamları ifade eden

edatlar ( ما، لا، لَمْ )bu fiillerin başlarına da gelebilir.


(Üzüm olgunlaşacak.) . 1. سَيَصِيرُ العِنَبُ ناضِجاً

(Tacir kâr edecek.) . 2. سَوفَ يُصْبِحُ التاجرُ رابحاً

(Problemin çözümü zor olmadı.) . 3. ما كانَت المشُْكِلَةُ صَعْبَةَ الحَْلِّ

(Ders kolay değildi.) . 4. لَمْ يَكُن الدرسُ سَهْلاً

(Bazen düşman dost olabilir.) . 5. قَدْ يَصِيرُ العَدُوُّ صَدِيقاً


2. Sadece mâzî ve muzâri çekimi olan ve devamlılık bildirenler (Nâkıs

mutasarrıf). Bu fiiller içinde günümüz Arapçasında en çok kullanımı olan ( ما

زال ) fiilidir, bu fiilin muzârisi genellikle ( لا يَزَالُ ) şeklinde gelir. Devamlılık

bildiren bu fiiller şunlardır:


ما زَالَ-لا يَزَالُ، ما بَرِحَ-لا يَبْرَحُ، ما فَتِئَ-لا يَفْتَأ، ما انْفَكَّ-لا يَنْفَكُّ.

(Kız öğrenciler hâlâ çalışkanlar.) . 1. ما زالَتْ التلمِذاتُ مُجْتَهِداتٍ

(Yağmur hâlâ yağıyor.) . 2. لا يزالُ المطََرُ نازِلاً

(Çiftçi hâlâ buğdayı saçıyor.) . 3. ما بَرِحَ الفلاحُ يَبْذُرُ القَمْحَ

(Çocuk hâlâ öğreniyor.) . 4. ما فتِئَ الغُلامُ يَتَعَلَّمُ


3. Sadece mâzî kipi bulunan fiiller (Câmid).

(لَيْسَ، ما دَامَ) لَيْسَ) ) fiili isim cümlesini olumsuz yapan “câmid” bir fiildir. Mâzî kipinde

tüm şahıs zamirlerine çekimi yapılabilmektedir. ( العامِلُ نَشِيطٌ ) “İşçi çeviktir”

cümlesinin başına bu nâkıs fiili getirdiğimiz zaman ( ليسَ العامِلُ نَشِيطاً ) “İşçi

çevik değildir” şeklinde isim cümlesini olumsuz yapmış oluruz.

ما دَامَ) ) fiili cümledeki başka bir fiilin zamanını gösteren zaman zarfıdır. “-

müddetince, -dığı sürece, -dıkça” gibi masdariyet ve zamam anlamını bildirir.

أحِبُّ الطالِبَ مادامَ مُهَذَّباً) ) “Terbiyeli olduğu sürece öğrenciyi severim” örneğinde

olduğu gibi.


“Kâne ve benzerleri”, mâzi, muzâri ve emirden hangi kip üzerine gelmiş ise bu

zaman kipinde tüm şahıs zamirlerine göre çekimleri yapılabilmektedir. Şayet

bu fiillerin isimleri merfu‘ munfasıl zamirinden oluşmakta ise isimleri bu fiillerin

şahıs zamirine uygun çekimi ile getirilir, fiilden ayrı olarak kullanılmaz.

لَيْسَ) ) fiilinin tek zaman kipi olan mâzi kipinde şahıs zamirlerine göre

çekimi şu şekilde gerçekleşmektedir.


هو طالبٌ-لَيْسَ طالباً (ليسَ-هو).

هُما طالبانِ-لَيْسا طالِبَيْنِ (لَيْسَا-هما).

هُمْ طٌلاّبٌ-لَيْسُوا طُلاَّباً (لَيْسُوا-هُمْ).

هِيَ طالِبَةٌ-لَيْسَتْ طالِبَةً (لَيْسَتْ-هِيَ).

هُما طالِبَتانِ-لَيْسَتَا طالِبَتَيْنِ (لَيْسَتَا-هما).

هُنَّ طالِباتٌ-لَسْنَ طالِبَاتٍ (لَسْنَ-هنّ).

أنتَ طالِبٌ-لَسْتَ طالِباً (لَسْتَ-أنتَ).

أنْتُما طالِبانِ-لَسْتُما طالِبَيْنِ (لَسْتُما-أنتُما).

أنتُمْ طُلاّبٌ-لَسْتُمْ طُلاّباً (لَسْتُمْ-أنْتُمْ).

أنْتِ طالِبَةٌ-لَسْتِ طالِبَةً (لَسْتِ-أنْتِ).

أنْتُما طالِبَتانِ-لَسْتُما طالِبَتَيْنِ (لَسْتُما-أنْتُما).

أنْتُنَّ طالِباتٌ-لَسْتُنّ طالِباتٍ (لَسْتُنَّ-أنْتُنّ).

أنا طالِبٌ-لَسْتُ طالباً (لَسْتُ-أنا).

نَحنُ طلابٌ-لَسْنا طُلاباً (لَسْنا-نَحْنُ).


Aşağıdaki isim cümlesinin başına ( كان ) fiilinin emir kipini getirerek tüm

şahıslara göre ayrı ayrı yazınız. ( (أنْتَ صَدِيقٌ وَفِيٌّ


Kâne ve Benzerlerinin İsim ve Haberlerinin İrabı

Kâne ve benzerleri fiiller nâkıs fiil oldukları zaman isim cümlelerinin başına

gelirler. Bu fiiller isim cümlesinin tüm yapı biçimlerinde başlarına gelir,

mübtedayı kendilerine isim alır ref‘ eder, haberi de haber olarak alır

nasbederler. Mübtedanın haberden önce veya sonra gelmesi bunların amel

etmelerinde hiçbir değişiklik meydana getirmez. Meselâ ( (في البَيْتِ رَجُلٌ

cümlesinde mübteda nekre olduğu için haberden sonra gelmiştir. Bu isim

cümlesinin başına ( كانَ ) nâkıs fiilini getirdiğimiz zaman ( (كانَ في البَيْتِ رَجُلٌ

şeklinde olur ve mübteda olan ( رَجُلٌ ) kelimesi ( كانَ ) nin ismi olarak merfu‘

olur.

Kâne ve benzerleri isim cümlesinin ögelerinin irabını değiştirmekle

birlikte isim cümlesinde mübteda ve haberin uyumu noktasında hiçbir etkide

bulunamazlar. İsimleri ve haberleri müzekkerlik-müenneslik, müfred, tesniye

ve cemi olarak birbirlerine uyumlu gelirler.


1. İsim ve haberleri müfred müzekker, müfred müennes veya akılsız

varlıkların cemi teksîri olurlarsa; isimleri zamme ile merfu‘ haberleri de fetha

ile mansûb olur.

(Ev temiz oldu) . صارَ البَيْتُ نَظِيفاً - (Ev temizdir.) . البَيْتُ نَظِيفٌ

(Mühendis faal oldu.) . أصْبَحَتْ المهَُنْدِسَةُ نَشِيطةً – (Mühendis faaldir.) . المهَُنْدِسَةُ نَشِيطةٌ

(Ağaçlar yapraklandı.). ظَلَّتْ الأشجارُ مُورِقَةً – (Ağaçlar yapraklıdır.) . الأشْجَارُ مُورِقَةٌ


2. Nâkıs fiillerin isim ve haberleri tesniye müzekker veya tesniye

müennes olursa, isimleri elif ( ا) ile merfu‘, haberleri de cezimli “ya” ( يْ ) ile

mansûb olur.

– (İki oyuncu hızlıdır.) . اللاّعِبانِ سَرِيعانِ

(İki oyuncu hâlâ hızlıdırlar.) . لا يَزالُ اللاّعِبانِ سَرِيعَيْنِ

(İki kız öğrenci laboratuardadırlar.) . الطالِبَتَانِ مَوْجُودَتَانِ في المخُْتَبَرِ

(İki kız öğrenci laboratuardaydılar.) . كانَتْ الطالِبَتان مَوْجُودَتَيْنِ في المخُْتَبَرِ


3. Nâkıs fiillerin isim ve haberleri cemî müzekker sâlim olurlarsa, isimleri

“vav” ( و) ile merfu‘, haberleri de “ya” ( ِي ) ile mansûb olur. Şayet isimleri

akıllı varlıkların cem-i teksiri ise zamme ile merfu‘ olur.

(Memurlar evlerine dönüyorlar.) . م


Özet

Kâne ve benzerlerini tanıyabilmek

Kâne ve ona amel etme açısından benzeyen fiiller şunlardır:

كَانَ، صَارَ، أَصْبَحَ، أَضْحَى، أمْسَى، ظَلَّ، باتَ، لَيْسَ، مازَالَ، مَا بَرِحَ، ما فَتِئَ، ما انفَكَّ، مادَامَ.

Kâne ve benzerleri fiil olarak iki türlü görev icra ederler: a) Tam fiil gibi fâil

alır ref‘ ederler. Bu fiillerden tam fiil olarak görev yapanlar şunlardır:

مادام،مابَرِحَ،باتَ،ظَلّ،أمْسَى،أضْحَى،أصْبَحَ،صَارَ، كاَنَ)) Ancak bu fiillerden ( (ما فَتِئَ،مازَالَ،لَيْسَ

fiilleri hiçbir zaman tam fiil olmaz, sürekli olarak nâkıs fiil hükmünde

olurlar. Kâne ve benzerleri tam fiil olarak görev yaptıklarında her bir fiil ayrı

anlam ifade eder. b) Nakıs fiil olarak görev yaparlar. Nakıs fiil oldukları

zaman isim cümlelerinin başlarına gelir, mübtedayı kendilerine isim alır ref‘

eder, haberi de haber olarak alır nasbederler. Bu durumda ( كان ): “İdi, oldu,

vardı, olur, ol, -dır” gibi anlamlar taşır. ( صارَ،أصْبَحَ،أضحَى،أمسى،ظَلّ،باتَ ) fiillerinin

hepsi ( صار ) anlamında “oldu, dönüştü” gibi durum değişikliğini

bildirmektedirler. ( ما انفَكّ، ما بَرِحَ، ما فَتِئَ، ما زَالَ ) fiilleri “hâlâ, daima, devamlı,

sürekli olarak” anlamlarında süreklilik bildirirler.( مادامَ ) fiili “-dıkça, -dığı

sürece, -ken” anlamlarını taşıyan zaman zarfı olarak görev yapar. ( ليس ) fiili

isim cümlesinin anlamını olumsuz yapar.


Kâne ve benzerlerinin isimleriyle olan uyumunu tespit edebilmek

Kâne ve benzeri fiiller başına geldikleri isim cümlesinde müzekkerlik ve

müenneslik yönünden isimlerine uyum gösterirler. İsimleri müzekkerse

müzekker, müennes ise müennes olurlar.

Bu fiillerin müfred-tesniye veya cemî olma yönünden isimlerine uyumu ise

fiil cümlesinde fiilin fâiline uyumu gibidir. İsimleri müfred, tesniye veya

cemi yapısında gelse bile sürekli olarak müfred müzekker veya müfred

müennes şeklinde gelirler.


Kâne ve benzerlerinin zamanlara ve şahıslara göre çekimlerini yapabilmek

Kâne ve benzeri fiillerin mâzî, muzarî ve emir kipinde çekimleri

yapılabilmektedir. Çekim yönünden üç gruba ayrılmaktadırlar: 1. Mâzîmuzarî-

emir kipinde çekimi olanlar:

كان، أصبح، أمسى، أضحى، ظل، بات، صار


2. Sadece mâzi ve muzarî çekimi olan fiiller. Bunlar devamlılık bildiren

fiillerdir: 3 .ما زَالَ، ما بَرِحَ، ما فَتِئَ، ما انْفَكَّ . Sadece mâzî kipi bulunan “câmîd”

fiiller: لَيْسَ، ما دَامَ


Kâne ve Benzerlerinin İsim ve Haberlerinin İrabını tanıyabilmek

Kâne ve benzeri fiiller isim cümlelerinin başına gelir mübtedayı kendilerine

isim alır ref‘ eder, haberi de haber olarak alır nasbederler. 


1. Bu fiillerin isim ve haberleri müfred müzekker, müfred müennes veya 

akılsız varlıkların cemi teksîri olurlarsa; isimleri zamme ile merfu‘ haberleri de fetha ile mansûb olur.


2. İsim ve haberleri tesniye müzekker veya tesniye müennes olursa, isimleri

elif( ا) ile merfu‘, haberleri “ya” ( يْ ) ile mansûb olur. 


3. İsim ve haberleri cemî müzekker sâlim olurlarsa, isimleri “vav” ( و) ile merfu‘, 

haberleri de “ya” ( ِي ) ile mansûb olur. 


4. İsimleri ism-i işaret olursa, müfred ve cemî durumlarında nakıs fiilin ismi olarak mahallen merfu‘ olurlar. Tesnîye durumlarında, diğer tesniye kelimeler gibi elif ( ا) ile merfu‘ olurlar.
 
Copyright ©arapcaokulu.com